"Ancak içten sevme yeteneği olan kimseler derinden acı duyabilirler.Ama sevmek ihtiyacı acılarına bir panzehir gibi gelir,şifa olur.Bu panzehir onları iyileştirir.Bunun içindir ki,insanın ruhu bedeninden daha dayanıklıdır.Acı hiçbir zaman öldürmez."
Bugün,2 saat içerisinde bitirdim kitabı.Çok tavsiye edilen bir eserdi ve George Orwell'ın kitaplarının kötü olma ihtimali de yoktu gözümde.Dili ve konusu o kadar güzel ve ilgi çekici ki,elimden bırakamadım ve saatler içerisinde bitti.Çok akıcı bir kitaptı.Eserde ki metaforik anlatım ve içinde bulunduğumuz düzene bile cuk oturan bir betimlemeyle bir kere daha yazarın ileri görüşlülüğüne hayran kaldım.İlk kısımda haksızlığa ve düzene baş kaldıran hayvanların,kendilerine özgürlük ve mutluluk kazandırmak için nasıl canla başla mücadele ettiklerini okuyorsunuz.Satırlar akıp giderken yönetimde olan kötü niyetli bir domuz,kendi menfaatlerini elde edebilmek için tüm ipleri eline alıyor ve sistemi kendi çıkarlarının ekseninde döndürüyor.Bu vesileyle de türlü manipülasyonlarla diğer hayvanları etkiliyor ve seslerini çıkaramayacak hale getiriyor.Son,daha da acı elbetteki ama yazarın sistemin iki yüzlülüğünü gösterdiği o kısım,beni bu zamana kadar hiç bir kitapta şaşırtmadığı kadar şaşırttı.Okuduğum satırların gerçekliğiyle afalladım ve sizi temin ederim ki hafızamı kaybedip tekrardan okumak isterdim o dizeleri.Çok sarsıcıydı o dizeler...Şahane bir eser ve yazar her zamanki ileri görüşlülüğüyle sistem ve kişilerin menfaatlerini harika bir metafor ile sunmuş.
"Volkanların çelişkisi,hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı.Yavaşlayarak soğuyan,katılaşan lavlar zamanla toprağa dönüşüyordu.
Nora,o an bir kara delik olmadığına karar verdi.Aslında volkandı.Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı.Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı.
İçinde bir orman büyütebilirdi."