Bu hayatı mı? Hayır, bu hayat bir hiçten ibaret. Ben artık yokum bu oyunda. Ne diyorsun sen? Yürüyün, arkadaşlar, oyunu güzelce bitirmemiz gerek. Perde nihayet, nihayet kapandığı zaman biz kim bilir nerede yığılıp kalacağız;
Açım, siyah ekmeğe can atıyorum! Varsın bisküvi olmasın, hayır, şart değil. Annemin hana verecek bir parça siyah ekmeği, sıcak çorbası olurdu şüphesiz. Karnım doyardı, ısınırdım, Binbaşı Bey'in yumuşacık
koltuğuna oturur, Dostoyevski'yi okurdurn. Ya da Gorki' yi. İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalannın yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır.
Asla unutulmaması gereken hakikatler: Gerçeğe bağlı kalan ilerleyemez. Gerçeğe
bağlı kalan, ancak gözden düşer. Bugün gerçeğin birazını bile öğrenmek isteyen var mı? (Yüksek sesle.) Evet, yavaş yavaş anlıyorum, hakikat bunlar ...
Herkes birdenbire gerçeği söylemeye kalkışsaydı halimiz neye vanrdı? Bugün gerçeğin birazını bile öğrenmek isteyen var mı? Ha? Var mı? Sizin asla unutmamanız gereken hakikatlerdir bunlar.