İlk öncelikle kitabı şahsen önermem ama bu sevdiğim yanlarının olmadığı anlamına gelmiyor.
Sevdiğim yanlarından biri küfürü Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi kadar abartmamasıydı, bir cümlede beş altı küfür yok evet küfür var hatta bazı yerlerde abartılmış ama yerinde güzel hatta güldürücü olabilmiş ve bu güzel bir hava katmış.
Diğer başka şey ise karakterlerin sevinçlerini kendimiz kitabın içindeymişiz gibi hissedip yaşayabiliyoruz. Bazı betimlemeler ve duyguları anlatışı güzel.
Şimdi sevmediğim yanlarına geleceğim. Sırf cinsellikle gençlere hitap etmek için (ki bende bir gencim) saçma şeyler olmasıydı. Bu şeyde beni en rahatsız eden şey Helin'e bir görev verilmesi ve görevdeki sigara detayıydı eğer kitabı okuduysanız dediğimi anlayabilirsiniz.
Diğer şey ise şiddetin bu kadar fazla ve DETAYLI BETIMLEMELERI olmasıydı. Güçlü kadın imajı verirken ardından şiddet gören kadın ve bu durumda sessiz kalma detayıydı. Bu çok saçma bir çelişkiydi.
Aynı zamanda kitapta çok fazla Türkçe dili açısından yanlışlar var. Bu hem yazarlarımızın aynı zamanda yayın evlerimizin görevi olmalı diye düşünüyorum.
Buraya kadar okuduysanız küçük bir şey söylemeliyim. Bir kitapta küfür, cinsellik, acı, şiddet vb. şeyler olabilir hatta bunları iyi ve yerli yerinde kullanıp gayet iyi bir eser çıkartabilir, fakat artık bu bir eser değil bir artık Türk dizisi olmuş.
Gölgeye Övgü kitap çok çok kısa fakat 3 veya 4 hafta da çok zor bir şekilde bitirebildim. Dil kullanımı yüzünden önerir miyim, sanmam. Sonradan öğrendim ki ithaki yayınları çevirilerinde ciddi anlamda kısaltma ve yavan bir dil kullanıyor. İnsanlığımı Yitirirken de ve çoğu çevirdikleri kitapta bu sorun var.
Örneğin Raşomon Tokyo Manga/Tokyo Klasik ve Alfa yayınları birbirine benzerken, ithaki yayınları dili zorlaştırıyor ve insanın okuyası felan kalmıyor.
Not: Benim gibi düşünen başka kişiler var etrafımda fakat sizinde okuduysanız düşüncelerinizi merak ediyorum.
Dorian Gray'in Portresi kitap gerçekten güzeldi. Lord Henry'nin dedikleriyle Dorian'dan çok kendim etkilendim denebilir. Yerinde güzel betimlemeler hikayeye ayrı bir güzellik katmış. Rus romanları kadar abartılı bir betimleme yoktu buda kitabı fazla sıkmayan bir özellik. Okunmasını şahsen öneririm.
On Gece Rüyası kitap güzeldi genel anlamda ama çok basit hikayesi var gibiydi, mükemmel bir kitap olacağı bölümlerde basit cümlelerle olay geçiştirilmiş, fakat genel olarak güzel ve hafif bir kitaptı.
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının Hikayesi kitabı okuyamadım bile. Her cümlede gereksiz küfür, gereksiz detaylar. Birkaç tane watpadd kitabı okudum merakımdan. Watpadd'i bırakın okuduğum en berbat kitaptı