Sonrasında yaşanacak o korkunç acıya rağmen Che'nin karısı olmak ister miydim diye sordum kendime. İsterdim. Sanıldığının aksine ya da aksettirilmek istenenin aksine duygu adamıymış aslında Che.. Bunu yaptığım diğer okumalarda da görmüştüm. Son derece romantik, son derece duygu dolu bir iç dünyası var. Karısına öyle aşık ki.. Güzel seven, güzel adam.. Mektuplarını ve şiirlerini okurken karısının yerinde olmak istememek imkansız! Aynı evi, hatta aynı ofisi senelerce paylaşmanın bile gerçek aşka dokunamadığını görüyorsunuz. Zaman zaman, hatta çoğu zaman, birbirlerini çocuklarından önce tutuyorlar. Bunu yargılamadım, hatta iflah olmaz bir romantik olarak hoşuma bile diyebilirim.
Devrim gereği, kendisinin de dediği gibi duygularını rafa kaldırması gerektiğinden, kimileri onun acımasız bir katil olduğunu söyleyecektir. Ama ben daha çok ince ruhlu bir adam gördüm. Hatta bir hümanist. Zaten çıktığı bu yol da tüm insanlık adına değil miydi?
Kısacası adam gibi adam, güzel adam Che. Umarım bir gün, bir yerde, o çok sevdiğin Aleida'n ile tekrar buluşursun. Huzurla uyu artık.