Bu ülkedeki herkes bilgisayar programlamayı öğrenmeli, çünkü programlama size nasıl düşüneceğinizi öğretir.
Alışmak zaman alıyor zamansa her şeyi.
instagram.com/muhendis426?igs...
"Bilinmeyen şiir. 'Bilinemez' mi deseydim yoksa? Bu kadar yakın ve bu kadar bilinemez olan başka bir konum yok benim. Şiiri duyuyorum, hatta görüyorum, dokunuyorum sanki ona, yıllardır yapıyorum da, ama onunla her karşılaşmamda bir saşkınlığa düşüyorum. Bütün tarihte, bütün dünyada şiir var, ama onun ne olduğunu bir bilen yok. Uğraşacaksınız, dinleyeceksiniz, sizi sevindirdiğini görüvereceksiniz, tanımış gibi olacaksınız, ama yitiverecek o, başka sefer başka bir kılıkta çıkacak karşınıza. Son günlerim daha çok bunu düşünmekle geçiyor." Yağmurun AltındaMelih Cevdet Anday
Zülfü Livaneli, “Hep bir ağızdan türkü söyleyen” bir halkın sesi oldu. Onun ezgileri ve dizeleriyle halklar arasında dostluk köprüleri kuruldu, gidenlerin ardından yaslar tutuldu. Bireysel olanla toplumsal olanın iç içe geçtiği bir çağda, Livaneli’nin sözleri, “Gökyüzü herkesindir”, “Dünyayı güzellik kurtaracak” diyenlerin umudu oldu… Zülfü LivaneliGökyüzü Herkesindir
Mehmet Nazım Hikmet’ten Piraye’ye çeşitli hapishanelerden yazılmış mektuplar, ilk olarak 1998 yılında Memet Fuat tarafından derlenerek yayınlandı. Memet Fuat, kitaptaki sunu yazısında bu mektupları Piraye’nin Nazım’ın ceviz ağacından yaptığı küçük bir tahta bavulda sakladığını yazıyor.
Nazım Hikmet Piraye’ye 1933’ten 1950’ye kadar, 17 yıl boyunca çeşitli cezaevlerinden mektuplar yazdı. 1938’te bir daha çıkamayacak biçimde 28 yıl hapse mahkum edildiğinde o günün koşullarında ziyaret olanakları çok kısıtlı olduğundan yalnızca mektuplar kalmıştı birbirlerine verebilecekleri. İki insanın ortak hayatı artık mektuplarda sürecekti.
Mektuplar Nazım’ın bir hapishaneden hayata kavuşma arzusuydu.Ve “orada kimse Piraye’ye Nazım’a değil herkes kendine ağlıyor” Piraye'ye MektuplarNazım Hikmet Ran