Bir insanın ne kadar acı çektiğini ya da ne denli mutsuz olduğunu isterseniz yüzlerce sayfa ile anlatabilirsiniz. Bir kitabı başlı başına sadece o mutsuzluk ânı üzerine de kurabilirsiniz. Ama yere çömelmiş, dirseklerini dizlerine dayamış, kafasını ellerinin arasına almış, sırtı eğik boynu bükük bir insanı gördüğünüzde o yüzlerce sayfayı okumuş kadar olursunuz.