Beni bıraksalar kendi halimde iki yaka arasında gider gelirdim, güneş doğardı, güneş batardı üzerimde, kış geçer, yaz gelirdi, öyle kök saldım o koltuğa.
Hoş geldin, ey, uzak yolların yolcusu, ey, güzel haberlerin müjdecisi, ey omuzlarında yılların bilge yorgunluğunu, gözlerinde bilinmezin heyecanını taşıyan kişi,
yaşlı ülkeme,
Hattilerin bin Tanrılı toprağına, güzel Hattuşa'ya hoş geldin...
Hastalanmış mutluluğa,
uzun ömürlü kedere, sona erdireceğin yasıma hoş geldin.
Öksüz sokaklara, kimsesiz meydanlara, boynu bükük evime, hoş geldin.