Uçuyor Hüzün
uçuyor
gökkuşağının hüznü uçuyor
sonbahar yaprağına yapışan hüzün,
üstünde bir çift göz
rengi: renksiz
makamı: ilişkisiz
adı: imgesiz buyruk
sağa sola sallanırken
gökkuşağı rengi dağıtıyor; boşluğuma doğru.
sağım solum ise belirsizlik fotoğrafına gizlenmiş
yukarı aşağı savrulurken
ilişkisiz makamdan müzik çalar; duyumsuz kulağıma.
yukarı aşağım ise ahmak bir heykel gibi yıpranmış
ileri geri uçarı durumdayken
adını yazıyor; mistik ayinlerin tütsülü yazgıma.
ileri gerim ise uçuyor gökkuşağına doğru
belli belirsiz hüzünlerimle...
Bjs
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ertelenmiş vuslat
bir uzak mesafede
bir vuslat için hırçın bir kuşa dönüşüyorum.
gagasında hasret türküsü,
uzun kanatları özlem büyüsü
hem de her kanat çırpışımda fırtınalar yaratıyorum
ardımda kalanları yıkmak için; düşünmeden,
yere bakmadan; süzüle süzüle, üzüle üzüle
her yıkılanların düşüncesinde de ağlıyorum
akıyor gözyaşım; saf bir ağlama ardında
gökyüzü sıcak gelir tenime tabi, yakar, kavurur yüreğimi
uçuyorum kendimi bile bilmeden; yıprandığımı bilerek
ne önemi var zaten
ne hatırı vardı ki, bu özlemi yarattı içimde
ne de hakkı
biri neden kaçırır beni sevdiklerimden
emeklerimden, doğmamış çocuklarımdan
öpemediğim sevgilimden.
son bir kar tanesi hafifliğinde, son treni kaçırmış yolcuyum
bavulum ağır gelir tabi,taşıyamaz bu omuzlar
buvulumda yıktığım yürekler taşar
üstümde melekler ise yardım etmek ister
severler beni; hiç görmesem de, dokunmasam da
hissediyorum be adam. hem de şüphesiz.
işte bu istasyonda, o vusat ertelenmiş saate kalır.
Bjs