Fatih şıvkın

Biraz da kâğıt almak istemez misiniz efendimiz? Kâğıt mı? Ne kâğıdı? Kâğıt, efendimiz yazmakmak için. Ne yazmak için? Benim büyük ve mustarip bir ruhum yok ki Olric. Ben on ikinci dereceden resmî bir Türk vatandaşıyım. Törelerime bağlıyım. Yazamam ben. Ben fakir bir Turgut’um. Turgutların en önemsizi. Şimdiye kadar yaptırdığım bütün tahliller normal çıktı; böyle bir şeye rastlanmadı. Ben, düz bir çizgi üzerinde sürüp giden yaşantımın, bazı beklenmedik olaylar bunlara olay demek de fazla iyimserlik olurnedeniyle küçük titreşimler göstermesi üzerine, aslında çok zayıf olan bağlarımı kopararak buna koparmak dersem fazla kötümserlik olur süresi ve sonu belirsiz bir atılışa, benden başka kimsenin farkına varmayacağı bir kavgaya sürüklenmeye karar vermek için elindeki imkânlarla düşünmeye çalışan bir macera heveslisi, birkarınca, bir ne bileyim, böyle şartlar altında herkesin aptallık sayacağı bir teşebbüsün basit bir noktasıyım. Beni ilerde kimse tarihe sormayacak. Belki bir soran bulunur, efendimiz. Belki günün birinde kendini, gene sizin gibi önemsiz sayan biri, çağınızı merak eder, bütün belgeleri karıştırır. Bugünden kalan her şeyi araştırmaya kalkışır. Sayısız belge inceler, bugünün özellikleri hakkında sayısız bilgi edinir. Gene de sonunda, bakarsınız, bir eksiklik duygusu kalır içinde, size benzediği için. Sizin gibi, yani kendi gibi birinin ne düşünmüş ne duymuş olduğunu, nasıl bir insan olarak yaşadığını merak eder bakarsınız. Saçma! Benim gibi bir adamsa bu sayın araştırmacı, benim gibi bir adamın arkasından belge gibi bir soğukluk bırakmayacağını da bilir; böyle bir davranıştanranıştan hırs duyacağını bilir. Bunu çok konuştuk, artık bırakalım Olric. Bu sayın incelemeciye sıra gelinceye kadar eleştiri kargaları cesedimi didik didik mi etsin istiyorsun? Bu belgeye
Hayat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Biraz aklınız karışacak galiba efendimiz. Bilmem ki. Karışsın Olric. Bugüne kadar boş bir kâğıt gibi temiz kaldı. İyi koruduk uzun süre. Biraz da zorlansın. Saflığını kaybetsin biraz. Aklımız, maceralardan korkmasın biraz. Ne demek biraz? Hiç korkmasın. Hiç yorulmadan mı ölelim istiyorsun? Sonra, Oblomov gibi erkenölürüz. İyiyi kötüden ayırmasını öğrenmek istiyorum. Uğraştı da beceremedi desinler. Biraz heyecanlanıyorum; bilmediğim, görmediğim hayallerin baskısını hissediyorum, efendimiz. Sizin için korkuyorum. Belki, çok önceden hazırlığa girişmeliydiniz efendimiz. Gülünç olurum diye mi korkuyorsun Olric? Zarar yok, gülünç olalım. Bir yere varalım da ne olursak olalım. İyi aklıma getirdin Olric: Don Kişot ’u da almalıyız. Çok iyi niyetli bir ihtiyardır. Aklın macerası önemli Olric. Ben de okumadığım kitaplardan en iyi anlayan insanım bu dünyada. Biraz da kâğıt almak
Düşünce

Fatih şıvkın

, 2022 okuma hedefini ekledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
51/50 kitap - %102 tamamlandı
51 kitap okudu
50 kitap
16,9bin sayfa
2 inceleme
101 alıntı
Direksiyonunu istediğim doğrultuya çevirebileceğim bir arabanın arkasında yatan ve beni, sana tarif edemeyeceğim bir biçimde ilgilendiren bu yazıları uzun bir yolculuk boyunca okumak niyetindeyim. Uzun ve hazin bir yolculuk olacak: geçmişten geleceğe uzanan bir yolculuk. Bu yolculukta ben gelişimimi yaşayacağım. Kendime bu hürriyeti vermeden önce, kutuyu açıp bir satırını bile okumaya cesaret edemezdim. Yol uzun ve zahmetli. Bana müsaade. Çocukları uyutan Nermin, yüzünde muzafferbir yorgunluk ifadesiyle geldi. Biraz önce kocasına o kadından bahsetmekte acele etmişti. Ah “o kadınlar”. Turgut’un yüzünde ve hareketlerinde sakin bir görünüş vardı; bu meseleyi hemen unutması gerektiğini düşündü Nermin. Karşılıklı oturdular; Turgut’un ertesi gün yapacağı iş yolculuğunu konuştular. Turgut heyecansız görünmeye çalışıyordu. Düz bir sesle konuşuyordu: bir gün gelecek bu yolculuklar azalacaktı, sonra bitecekti. Bütün insanlarda bulunan oturup yerleşme eğiliminden bahsetti. Sonu belirli bir işle uğraşmak insana huzur veriyordu. Nermin konuşmaya başlayınca bu sahte durgunluk bir anda bozuluyordu: düşüncelerine dalıyordu bir anda. Nermin’in sözlerinin bitmesini büyük bir sabırsızlıkla bekliyordu. Düşüncelerinden kurtulabilmek için anlatmayamaya, gelişigüzel anlatmaya karşı bir susuzluk duyuyordu. Nasıl olursa olsun, bu zamanı, bu ağır geceyi geçirmek gerekiyordu. Düşüncelerini kendine saklamak isteyen bir insan olarak yataktaki yakınlığın getireceği huzursuzluktan korkuyor, konuşmayı uzatıyordu. Günün yaşandığı bu odada, elbiselerle yapılan bu oturum, günün devamıydı onun için. Yatak odasında yeniden başlaması gereken bir yaşantının düşüncesi onu yoruyordu. Orada sahte ve zorlama bir davranışı sürdürmek çok zahmetliydi. Yolculuğa çıkmadan önceki gece insan hemen arkasını dönüp
İlişkiler