Tann’nm varlığım kabul edenlerin görüşleri birkaç başlık altında toplanabilir. Bunlardan biri gerek Batı Yahudi-Hristiyan, gerekse Doğu Müslüman geleneğine uygun düşen veya bu gelenek içinde kendisine en fazla rastlanan ve tanncılık (teizm) diye adlandırılan görüştür. Tanncılık veya teizm, bir tann veya tanrılar olduğunu, onun veya onlann insan! varlıklarla herhangi bir şekilde doğrudan veya kişisel ilişkiler içinde bulunduğunu ileri sürer.
Daha önce işaret ettiğimiz gibi bu görüş tektanna veya eski Yunan putataparkğında (pagamsme) olduğu gibi çoktanncı olabilir, öte yandan bu görüşe göre Tann’nın veya tanrıların bazı nitelikle ri vardır: örneğin tanrılar bilgili, güçlü, irade sahibi varlıklardır.
Yahudi-Hristiyan-Müslüman tektanncı gelenekte bunlara başka bazı nitelikler eklenir: Bu gelenekte Tann’nın temel nite likleri olarak şunlar kabul edilir: Teklik, biriciklik (Ancak tek bir Tann vardır: La ilahe illallah), herşeye gücü yetme (kadir-i mut laklık: Tann herşeye kadirdir), herşeyi bilme (alim-i mutlaklık:
Tann herşeyi bilir), ahlakî mükemmellik (Tann esirgeyen ve ba ğışlayandır; iyilik severdir, adildir: Esmai Hüsna; doksan dokuz güzel isim veya sıfat), zorunlu varlığa sahip olma (Tann vacib ül- vücud’ dur), yaratıcılık (Tann dünyayı yoktan varlığa getirmiştir, “Ol” demiş ve ‘evren varlığa gelmiştir’ ), kişisellik (Tann soyut bir güç, evrende iş gören aktif kuvvederin toplamı değildir; ondan ayn, onun dışında, ona aşkın, aklı, zekası, iradesi vb. olan bir ki şidir, bir bireydir (persoti)).
Ancak bu gelenekte bu tür bir doğaya sahip olan bir varlıkla, evrende varlığı görülen ‘kötülük’ ve ‘acı’ arasındaki ilişkiler ciddi bir sorun olarak ortaya çıkar. Bu soruna aşağıda özel bir alt bö lümde ayrıntılı olarak temas edeceğiz.