Ben serinin ilk kitabı Rapsodiyi çok sevmiştim. Hatta 9 puan vermiştim. Ama bu kitap için hic heyecanlı değildim arka kapak yazısını okuyunca çok fazla sevebileceğim bir kitap olmayacağını düşünüyordum. Seriyi tamamlamak için okudum gibi oldu. Tahmin ettiğim gibi çok fazla sevemedim.
Çünkü çok boş bir kitaptı baktığımızda ve bu serinin 2. kitabı. İlk kitapta dolu dolu değildi ama o serinin ilk kitabı evreni tanıma karakterlere alışmaya odaklı bir kitaptı. Bu kitabın daha fantastik olmasını beklerdim.
İlk kitaptan hatırlıyorsanız bebekler ve uyuyan kadın askerler vardı, Ruh Hırsızı vardı. Biraz bu konulara yönelmeleri gerekirdi. Onun yerine gittik bi Gün Dönümü mü ne bir partiye. Flora Kraliçesinin haremini daha çok gördük yani. Bazı olaylar yaşanması için oraya gitmeleri gerekiyordu evet ama çokta gerekli olmayan konuları hızlıca geçip asıl olaylara odaklanılması gerekiyordu bence.
Askerler kayboluyordu Des ve Callie başka şeyler peşinde. Ve ilk kitapta aralarındaki ilişki yeni olduğu için bazı şeyleri açık açık konuşamamaları normal ama artık bu kitapta birbirlerine güvenmeleri gerekiyor. İkisi de karşı tarafla konuşmuyor bir şeyler saklıyor. Özellikle Des çok saçma davrandı bence. Callie bir şey soruyor cevaplamamak için bin takla atıyor.
Yine de kitap kendini okutuyor ve puntosu büyük olduğu için çok çabuk bitiyor. Biraz boş bir kitap olsada çok fazla sıkılmadım.
Kitabın sonuna doğru biraz fantastik olaylar oluyor bu arada oralar iyiydi devamını da merak ettiğim için bir sonraki kitabı da okuyacağım.