Biraz geç de olsa paylaşmak istedim
1. Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer
Yakut KırmızıSafir MaviZümrüt Yeşil
Tür: Fantastik-Romantik
Zaman yolculuğu konusunda, içinde aşk bulunan, sonunda çok şaşırdığım ve bence ustaca kurgulanmış bir seriydi. Daha küçükken de okuyabilirmişim.
2. Miras Oyunları
Miras OyunlarıHawthorne MirasıSon Hawthorne Hamlesi
Tür: Gizem
Gerçekten gizem ve aşk dengesi çok iyiydi. Yer yer zekasına hayran kaldım. Ben de onlarla birlikte gizemi çözmeye çalıştım. Bu tarz kitaplar olsa yine okurum. Bir tarafta çok zengin insanların hayatını okurken diğer taraftan buyukbabanın bulmacaları. Gerçekten tekrar okuyabilirim.
3. Medora Günlükleri
AkarnaeRaeliaDraekoraGraevaleVardaesia
Tür: Fantastik
Çok hızlı okuduğum bir seri oldu. Son sayfasına kadar ne olacak diye merakla bekledim. Gece uyumayıp okumuş olabilirim. Fantastik severler için çok hoş bir seri. Zaman yolculuğu, ejderha, sihir, krallık, okul... bir çok unsurun bir araya gelmesi ile oluşmuş bir kitap.
4. Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik
Lordlar ve VarislerKrallar ve SoytarılarıEjderha ve YıldızDeliler ve Cellatlar
Kitaplarda kesinlikle tercihim Birinci tekil kişi yani Ben dili. Diğer türlüsünü okuyamama hastalığına yakalandım sanırım. Öncelikle şu 2 ve daha fazla kişinin bakış açısıyla yazılan kitapları sevemiyorum. Odaklanamıyorum çünkü. Bi onun hikayesine geçiyor bi bunun. Mesela en son okumaya çalıştığım Birimiz Yalan Söylüyor kitabında çok zorlandım, her seferinde kimi okuyorum sorununu yaşadım. Ayrıca bence 2 kişinin bakış açısından yazılınca tüm surpriz kaçıyor. Ben dili olduğunda; biz kendimizi başrol karakterin yerine koyuyoruz. Onunla birlikte öğreniyoruz her gizemi (Kitap okurken en sevdiğim kısım bu çünkü). Karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerinden bihaber okuyoruz. Fakat 2 kişi anlatinca hikayeyi, her ikisinin de düşüncelerini biliyoruz. Gidiyor işin gizemi.
Gelelim 3. Tekil kişiye. Üzgünüm ama zorda kalmadıkça bunu da tercih etmemeye çalışıyorum. Bu anlatım türünde ben bi soğukluk hissediyorum. Yani çok uzakmış gibi. Yeterince romanın içine giremiyoruz gibi. Belki okuduğum yazardan yazara değişir bu ama.
İlahi anlatım ise bambaska bir boyut. Herkesin ne hissettiğini ne yaptığını yapacağını bilince tüm heyecanı kaçıyor yaa bence :)
Uzun lafın kısası, "ben" dilinde yazılmış kitaplar candır.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalımm