Düşün içinde uyandırdığı huzursuzluk öylesine büyüktü ki, bunun nedenini çözmeye çalıştı. Onu bu kadar huzursuz kılan şeyin, düşün şimdiki zamanı silip atması olduğunu düşünüyor. Çünkü, içinde yaşadığı zamana öylesine sıkı sıkı sarılır ki, karşılığında dünyayı verseler, onu ne geçmişle ne de gelecekle değiştirir. Düşleri işte bu yüzden sevmez. Düşler, aynı yaşamın farklı dönemleri arasında kabul edilemez bir eşitliği dayatır insana, insanın hiç yaşamadığı şeyler arasında eş düzeyli bir eş zamanlılığı dayattır; Ayrıcalıklı durumunu yok sayarak şimdiki zamanın varlığını yadsır. Tıpkı bu gece gördüğü düşte olduğu gibi. Yaşamının çok büyük bir bölümünü kaplayan her şey karanlığa gömülmüştü. Jean-Marc, birlikte oturdukları daire, birlikte yaşadıkları tüm yıllar, bunların yerini, kendi geçmişi, uzun süreden beri kopmuş olduğu, üzerine sıradan bir cinsel kandırmacanın ağını atarak onu yakalamak isteyen kişiler almıştı.