Bir yanımda dopdolu yaşanmış sayfalar
Bir yanımda üst üste okunmamış kitaplar.
Dinlendim su içtim aktı dudaklarımdan
Hergün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler.
İş Bankası Modern klasikler dizisinde en beğenmediğim kitaplar arasında ilk üçe girer herhalde yarım bırakma olayını sevmiyorum bir umut toparlar diye okudum malesef olmadı sürükleyici olmayışından geçtim altını çizeceğim bir tane cümle bulamadım.
Bu ay en çok hayal kırıklığına uğratan kitap talebe oldu malesef. Biyografi olmasından mı desem değil edebi açıdan zayıf buldum ve hiç sürükleyici değildi bir de yazarın annesi de yazmış kitap öyle olmadı şöyle oldu diye bunu duyuncada ayrı bir modum düştü okurken bilemedim ben beğenmedim nedense goodreadste ödül almış kitaplarla yıldızım barışmıyor bir türlü.
Bir kabile şefi tarafından modern insanın normları adına şöyle sağlam unutamayacağınız bir tokat yemek isterseniz bu kitabı okuyun derim. Uyarı!!! Hırpalayıcı etkisi vardır...
Okuduğum 17. Jack London kitabı. Bu okuduğum eser aralarında en sürükleyici olanlardan biriydi diyebilirim. Yoruma geçmeden önce yayınevine eleştiştireceğim nokta şuydu puntolar aşırı küçük ve imla hataları fazlaydı. Ama çok takılmadım buna.
Roman Jack London'un hayatından izler taşıyor. Ana karakterin boksör olması, romanının Oakland'da başlaması, çiftlik kurma hayalleri gibi.
Her neyse benim için kitaptaki en çok can alıcı nokta birbirini seven iki insanın sırtlarına aldıkları battaniyelerle yaşadıkları memleketi terk edip yollara düşmesi, bunu yaparken de fedakarlık düsturundan ödün vermemeleri. Şunuda söylemeden geçemeyeceğim bir kitabı okurken sizi içine alıyorsa o eser gerçekten okunmaya değerdir.Mesela şöyle örnek vereyim bir Gazap Üzümleri okurken o kamyona bindiysem, bu kitapta da o battaniyeleri sırtıma alıp eşlik ettim bu güzel iki insana :)
Türk edebiyatının ilk realist romanı kabul edilen bu eser toplumun batılılaşma serüvenindeki dönemin sosyal hayatını ironik bir dille anlatır.
Kitabın baş karakteri olan Bihruz Bey'in Fransızca kelimeler ve cümleler kullanmasını esas alarak basılması beni en çok yoran şey oldu.(Sürekli çeviri şeklinde dip not okumak sevmediğim bir şey, olumlu yanıda şu biraz Fransızcam gelişti [ L'amour fait oublier tout: Aşk her şeyi unutturur] ) .Okurken neredeyse kitabın tamamına yakını bu şekilde böyle olmasıda malesef okuma keyfini düşürdü. Ama yinede temel eserleri okumaya devam edeceğim.