Bu kitabı okurken kendimi sadece bir hikâyenin içinde değil, rahatsız edici bir duygunun ortasında buldum. Daha ilk cümlede, Franz Kafka beni hazırlıksız yakaladı. Gregor Samsa’nın bir sabah böcek
Bu kitabı bitirdiğimde içimde garip bir sessizlik kaldı. Gürültülü bir dram değil; bağırmıyor, ajitasyon yapmıyor. Ama insanın içine işleyen, yavaş yavaş ağırlaşan bir hikâye anlatıyor.
Raif
William Golding’in Sineklerin Tanrısı, ilk bakışta bir “çocukların adada hayatta kalma hikâyesi” gibi görünse de, ilerledikçe insan doğasının karanlık tarafına doğru sert bir yolculuğa dönüşüyor.
Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası romanını okurken elimde sadece bir polisiye değil, aynı zamanda İstanbul’un geçmişine açılan büyük bir kapı varmış gibi hissettim. Bitirdiğimde aklımda tek bir cinayet