Terry Pratchett bu kitapta klasik bir macera anlatmıyor. Daha çok, gerçekliğin ciddiyetini alıp eğip büküyor, sonra da sana bak, aslında her şey ne kadar tuhaf diyor. Rincewind gibi talihsiz bir karakterin peşinden giderken, bir yandan da dünyanın işleyişine dair ince ince dokundurulan absürt fikirlerle karşılaşıyorsun. Bu hikaye ilerlemek için değil, düşünmek ve gülmek için yazılmış. O yüzden olay örgüsü bazen dağınık hissettirebiliyor. Ama tam da bu dağınıklığın içinde Pratchett’in zekası kendini gösteriyor. Özellikle doğa, evrim ve alıştığımız gerçeklik üzerine yaptığı göndermeler, mizahın altına saklanmış küçük sürprizler gibi. Rincewind karakteri ise yine bildiğimiz gibi kahraman olmaya en uzak kişi ama sürekli hikayenin tam ortasında. Onun çaresizliği, kaçma isteği ve istemeden olayların yönünü değiştirmesi, kitabın en keyifli taraflarından biri. Son Kıta, kusursuz bir hikayeden çok, zekice kurulmuş bir oyun gibiydi.
Son KıtaTerry Pratchett · Delidolu Yayınları · 202027 okunma
Bazı evler vardır sadece duvarlardan ibaret değildir. İçine girince hissedersin bir şeylerin yanlış olduğunu, ama aynı zamanda garip bir şekilde oraya aitmişsin gibi de hissedersin. Eylül Evi tam olarak böyle bir kitap. Carissa Orlando, klasik perili ev temasını alıp onu beklenmedik bir yere taşıyor. Margaret karakteri üzerinden anlatılan hikaye, korkudan çok alışkanlıklarla ilgili. Çünkü Margaret, herkesin kaçacağı bir evde kalmayı seçiyor. Ve bu seçim, kitabı sıradan bir korku hikayesi olmaktan çıkarıp psikolojik bir derinliğe taşıyor. Her şey normalmiş gibi ilerlerken, arka planda sürekli burada bir şeyler ters hissi var. Ve bu his, sayfalar ilerledikçe daha da yoğunlaşıyor. Dil olarak oldukça akıcı, atmosfer kurma konusunda ise gerçekten başarılı. Hem atmosferiyle hem de alt metniyle beklediğimden çok daha fazlasını veren bir okumaydı.
Eylül EviCarissa Orlando · Olimpos Yayınları · 2024340 okunma