Zaman boyunca kurcaladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu fark ettiğimiz an gelirdi. O zaman, tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik. İşte bu bizim küçük, sıradan yaşamımızdı. Böyle böyle doğru cevaplarımız sürekli değişime uğrardı.
Temel anayasası homeostaz üzerine kurulu bir bedende sadece haz ve gazdan oluşan bir fizyoloji sürdürülebilir değildir. Haz olması için acı olması lazım. Tokluk olması için açlık olması lazım. Özetle beyazın mükemmelliğini anlamak için ara sıra siyahın içinde yaşamak lazım. Çünkü her şey zıttıyla anlamlıdır.
Yürümek söylenti ve yakınmaları aniden susturur; içimizde durmadan başkalarını eleştiren, kendini değerlendiren, yorumlayan, izaha yeltenen sonu gelmez gevezeliği keser. Yürümek kuyruk acılarını, ahmakça tatminleri, kolayca alınmış hayali intikamları açığa çıkaran kendi kendine konuşmaları bitirir. Bir dağa bakarken, büyük ağaçların arasında yürürken şöyle düşünürsünüz: Buradalar işte. Buradalar, hem de benim için değil, zaten buradaydılar. Benden önce varlardı, benden sonra da var olacaklar.