Bu millete küfretmekte, aşağılamakta, hele hele soymakta haklısınız. Millette o bilinç olsaydı, sizin gibilerin işini çoktan bitirirdi. Bir millet ki kaderi rezillerin elinde.
Irkımızdaki bozukluk çocuğundan, gencinden, yaşlısından belli. Yaşadığımızı sanıyoruz, oysa hayatla dalga geçiyoruz. Bir eşek kadar bile kafamız çalışmıyor; hep kazığı yiyen biz oluyoruz... Artık sesimiz çıkmaz olmuş; aynı senaryoları tekrar oynatıyorlar. Kültürel, bilimsel ve sosyal hiçbir faaliyette aklımızı kullanmıyoruz. Sanatımız çanak çömlek yapmak, kurumlarımız nuh nebiden kalma, felsefemiz şüpheler, hatalar üstüne tartışmak, yemeğimiz ciğer tava. Ne zevk var, ne sanat, ne de mutluluk. Hep hırsızlık, hep üçkâğıtçılık, hep ağıt yakma. Kokuşup parçalanıyoruz... Dünyanın neresinde olursa olsun, insanların bir şeye veya bir hakikate bağlanması normaldir. Ama burada alçaklık ve rezalet diz boyu. Aşağılama dönemi.
Başka zaman hiç haberdar olmadığımız hayatlar yüze çıkar, gerçeklerin arasına karışır; biliyorum sandığınız geçmişi iter bir yana, yerine kendi geçer. Çünkü yükselmekte olan şeylerde dinlenmiş, dinç bir kuvvet vardır; her zaman var olansa sık sık hatırlayışlar sonucu yorgun düşmüştür.