José Saramago’nun “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş” romanı bence çok özel
Ölümün bir gün ortadan kaybolmasıyla başlıyor ve aslında çok basit bir “ya olmasaydı?” sorusunu soruyor. Ama o kadar derin bir şekilde işliyor ki:
Ölümün olmaması ilk başta insanlar için sevinç gibi görünse de zamanla büyük bir kaosa dönüşüyor.
İnsanların ölümsüzlük karşısında bile bencilliklerini, çıkarlarını nasıl öne koyduklarını gösteriyor.
Sonlara doğru ise Ölüm’ü kişileştirerek onunla bambaşka bir yolculuğa çıkartıyor okuyucuyu.
Bence kitap bize şunu hissettiriyor:
Ölüm aslında yaşamı değerli kılan şeydir. Eğer ölüm olmasaydı, hayatımızın anlamı ve sınırları da olmazdı.
Benim okurken en çok düşündüğüm şey şuydu:
“İnsan gerçekten sonsuza kadar yaşamak ister miydi, yoksa sınırlı bir hayat daha mı kıymetli?”