-Kızım… Benim kızım diğer çocuklar gibi değil,farklı..Büyüdüğünde soracak bana “Ben niye diğerleri gibi değilim?”
Doğduğunda… Doğduğunda bir bebek değil,soluk alıp veren bir bohçaydı kızım,her tarafından yamalanmış,gözleri dışında bedeninde açık hiçbir yer olmayan bir bohça.Tıbbi raporda şöyle yazıyordu: “Kız çocuk,doğuştan çoklu kompleks patolojiye sahip: anüs aplazis, vajina ağlazisi ve sol böbrek aplazisi” Tıp dilinde ifadesi bu şekilde, ama durumu basitçe anlatmak gerekirse: “Ne çişini ne kakasını yapacak bir organı var ve tek böbrekli…” ikinci gün, ömrünün henüz ikinci gününde onu ameliyathaneye teslim ettim… Gözlerini açtı, gülümsemeye başladı.Oysa ağlayacağını düşünmüştüm ben… Onun gibiler hayatta kalamıyor, hemen ölüveriyorlar. kızım ölmedi. Dört yıl içinde dört kez ameliyat oldu.Belarus’da böyle kompleks patolojilerle dünyaya gelip hayatta kalan tek çocuk benim kızım.Bir daha asla doğum yapamam. Buna cesaret edemem..
Evlerimize döndük. Üzerimdeki herşeyi çıkardım, orad giydiğim tüm kıyafetleri ve hepsini çöp bacasından aşağı fırlattım. Yanlızca asker kepimi küçük oğluma hediye ettim. Çok istemişti onu… Hemen taktı, bir daha hiç çıkartmadı. İki yıl sonra oğluma beyin tümörü teşhisi koydular..
Gerisini kendiniz yazınız. Daha fazla konuşmak istemiyorum.
Karanlıkta yürür gibiydim, zaman zaman kazara kaplanın kuyruğuna bastım ve bunun sonucunda korkunç bir yaralanma yaşadım.Erkeklerden yediğim dayakların aksine bu yaralar görünmüyordu.Bir tür iç kanama gibi, içeriden ve akla gelebilecek en tatsız şekilde zarar verdiler bana. Bu tür yaralar uzun süre kaybolmadı ve iyileşmesi zordu.