Her ne kadar siz isteseniz de, varlığınızı istemeyen ve bunun için de geçerli sebepleri olan insanları yüreğiniz parçalana parçalana bırakıp gitmek zorunda kalırsınız. İşin bu kısmı hem onun isteğine hem de öz saygınıza yaraşır şekilde olmalı. Sanırım ben yaşamayı da beceremediğim için bunu hiç beceremedim. Girmesi için açtığınız kapıyı gitmek isterken zorla kapatmamak gerektiğini de bugün öğrendim.
Vesselam...
Gözlerinin harcadığı çabayı sınırlayacak yerde, düşüncesiz bir tutumla aydan aya ağırlaştırmaktaydı. Bitirip bir kenara bıraktığı her sayfa, görme gücünün bir parçasını alıp götürüyordu. Köpeklerin ömrü kısa olurdu; okumasını da bilmezlerdi. Bundan ötürü de körlere gözleriyle yardım ederlerdi. Gözlerinin değerini bilmeyen insan, köpeklerin yol göstericiliğini hak etmiş sayılırdı.
... Ama insanlar arasında sürüp giden uzun diyalog, artık kesildi. Ve diyalog yolu ile ikna edilemeyenlerin insanda korku uyandırması da son derece doğaldır.
Ebu Müslim Havlanî, Muaviye'nin huzuruna girdi ve "Allah'ın selâmı sana olsun, ey ecir!" dedi. Orada bulunanlar, "emir" demesi için kendisini hemen uyardılar. Yine aynısını tekrarlayınca, yeniden uyardılar. Ancak o söylediğinde ısrar etti. Üçüncü kez uyardıklarında, Muaviye "Ebu Müslim'i bırakın! O, ne söylediğini daha iyi bilir" dedi. Bunun üzerine Ebu Müslim de "Sen, yalnızca ecirsin. Allah, seni, bu reayayı yönetmek için kiraladı. Eğer sen, onun uyuzunu iyileştirir, hastasını tedavi eder ve hastalık sirayet etmemesi için sağlamları bir tarafa ayırırsan, sana ücretini verir. Fakat böyle yapmazsan, efendin seni cezalandırır." cevabını verdi. Bu tarihî olay, ibret alma hususunda gayet açıktır