Ne kadar cesur olursak olalım, yokluk bizi ürkütüyor. İz bırakmadan silinmek, bir kurbağa gibi gebermek, bütün rüyalarımızla, bütün acılarımızla yok olmak... insan zekası bu kadar trajik bir sonu zor kabul ediyor. Vücudumuzu aşmak ben’in dar ve sevimsiz geometrisinin ötesine geçmek, sonsuza yönelmek, bir insana sarılmak, hatıralarla yaşamak: İşte aşkın, dinin ve kahramanlığın kaynakları. Sessizce solan yabani bir menekşenin kaderi bize câzip gelmez.
Kriptomnezi bir çeşit bellek/hafıza bozukluğu. Kişi, bir olayın nerede ve ne zaman gerçekleştiğini hatırlayamaz, hatta gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu bile hatırlamayabilir. Başka şekilde ifade edecek olursak, bilginin kaynağı yoktur, unutulmuştur ve hasta bilginin kendisine mi yoksa başkasına mı ait olduğunu bile hatırlayamamaktadır. Örneğin bir şiiri kendisi mi yazdı yoksa daha önce bir yerde mi okudu, bunu bilemez. Bu sendrom genellikle “jamais vu“ olayıyla örtüşür, ''Deja vu''nun tersidir; İyi bilinen bir yerin veya yakınen tanınan birinin aniden sanki ilk defa görüyormuşçasına tamamen yabancı hissedilmesi durumudur.