Hukuksuzluk söz konusu olduğunda, yurt içinde aslan kesilen entelektüellerimizin, Avrupa’da süt dökmüş kedi yavrusu olmalarını nasıl izah edeceğiz? Sanki Avrupa’nın insan hakları karnesi iyiymiş hibi, “sürekli batıya bakmaktan boynu tutulmuş” bizim entelektüellerin bu Avrupaperestliğini ne yapacağız?