Burcu Karabağ

Burcu Karabağ
Lütuf, insanları olduğu yerde bırakmaz.
Psikolojik danışman
10 Haziran
46 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
"Demir olsaydım çürürdüm, toprak oldum da dayandım, toprak oldum da dayandım, toprak oldum da..."
Sayfa 248·Kitabı okudu
Reklam
"Yaşamak ne işe yarıyor diye sordum kendi kendime. Yaşamak ne işe yarıyor, söylesene Murtaza Ağam?" Murtaza Ağa sustu bir süre, gene gözlerini gözlerinin içine dikti, uzun uzun baktıktan sonra yürekten gülerek Alinin koluna girdi: "Sahi bre Ali, yaşamamız, ölmekten bu kadar korktuğumuz, yaşamak ne işe yarıyor? Uğruna bu kadar alçaldığımız, zulmettiğimiz, haram yediğimiz, insan öldürdüğümüz yaşamak ne işe yarıyor? Sonunda işte böyle ya bir kasabayı, ya da küçücük bir mezarlığı kokuyla dolduruyoruz. Vay babam, insan ölüsü de ne kadar kokarmış böyle, it leşinden de beter. Ben de böyle kokacak mıyım?"
Sayfa 74·Kitabı okudu
İnsanı tanımak mümkün mü?
Vazgeç Ağam." "Neden vazgeçeyim." "Aramaktan. İnsanoğlu hiç belli olmaz Murtaza Ağam. Bugün böyleyse, yarın şöyle. İnsan her gün yeniden doğabilir isterse Ağam. Ama her sabah anadan yepyeni, başka bir insan olarak doğabilir. İyi de doğabilir, kötü de... Şimdi bu baktığın, gördüğün benim, Aliyim, yarın bir iş yaparım ki senin de, benim de aklımızın köşeciğinden geçmemiş ola. Onun için tevekkül ol, daha çok arama, üstüne varma. İnsanoğlunu anlamak o kadar kolay değil. Kuşlar da, böcekler de göründükleri gibi değiller. Bu dünyada her canlının bir huyu vardır, insanın da yüz bin huyu vardır. Bak Ağam, dünyada bir insanı, karımı, kardeşlerimi, kızımı oğlumu, anamı babamı tanıdım dersen yalandır." "Biliyorum, yalandır." "İnsan, tanıdığını sandığı insanı kendisine benzeterek tanır." "Doğrudur, benzeterek." "Bir insan ne kadar sana benzerse, o kadar da benzemez. Hiçbir insanın bir başka benzeri yoktur." "Yoktur," diye düşündü Murtaza Ağa, "olamaz da..." "Öyleyse beni öğrenmeye çalışmaktan vazgeç."
Sayfa 73·Kitabı okudu
Adam yarı uykuda, yarı düşte, bir insan canının ne kadar tatlı, vazgeçilmez olabileceğini, kimi insanların, belki de büyük bir insan çoğunluğunun canlarını vermemek için ne kadar alçalabileceklerini ilk olarak düşünüyordu. İnsan canı bu kadar alçalmaya değer miydi? Ne pahasına olursa olsun insan yaşamını sürdürmeli miydi? Sıtmalar, hastalıklar, zulümler, buyruklar, açlıklar, yoksulluklar insan soyunun yaşama direncini kıramamış, insanoğlu kıyımlardan, aşağılamalardan, sakatlıklardan, kırımlardan sonra bile yaşamını sürdürmüştü. Bu korkunç güç, bu sonsuz direnç, bu yaşamak için katlanılan en aşağılık durumlar neydi, ne içindi?
Sayfa 15·Kitabı okudu

Burcu Karabağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·459 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 00:00
·
2026 6. kitabı
Yaşar Kemal
8.9/10 · 39bin okunma
Reklam