"Bir şeyden kaçacaksanız çocuklar, yılandan, akrepten, aslandan kaçmayın da, nefsinizden kaçın, içinizdeki hırslardan, kinlerden, öfkelerden kaçın. Nihayet bu gelincik de, şu akrep de size nefsiniz kadar zarar veremez. Kişi kendisi için neyin daha zararlı olduğunu iyi bilmelidir. Dünyadaki bunca bunalımların, kavga ve dövüşlerin sebebi dosdoğru olamayan kendi nefislerimizdir. İnsanoğlu hasetle, hırsla, açgözlülükle bakmayı terk edip sevgiyle bakmayı öğrenmedikçe sancılanmaya devam edecektir. Sancıyı tedavinin yolu da yine sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamakla mümkündür. Bakın şu akrebe, -o sırada kayanın üzerinden avucuna aldığı akrep kolundan ilerleyip omzuna yerleşti- sevgiyle yaklaştığınızda sizinle nasıl da dost oluyor. Siz onu severseniz o da sizi sever. İnsan, sevginin çiçeğiyle açarsa toprak olup onu başında taşıyacaklar çok bulunur. Gönül gözüyle bakmasını bilirseniz, varlık âleminin gerçek suretlerini görürsünüz. Ve o suretler içinde kine bulaşmış, kötülüğe alışmış, sevgiden uzaklaşmış insandan daha çirkin, daha tehlikeli ve daha kötü olanı yoktur. Gözünüzün gördüğünü gönlünüzün gördüğüne değişirseniz kazanırsınız; yok gönlünüzün gördüğüne gözünüzün gördüğünü tercih ederseniz kayıptasınız. Unutmayın. sizler, bizler, tek kanatlı melekleriz; ancak birbirimizi sevgiyle kucaklayarak iki kanat edinir, uçabiliriz. Lakin dikkat edin kanatlar vardır, ankaları Kaf dağlarına götürür, kanatlar var dır, kuzgunları leşe kondurur. İnsanların ayıplarını görmek için çırpılan nezaketsiz kanatlar bizi uçmaktan alıkoyar. Bakın bir, aynı yolu beraber yürüdüğünüz insanlar, buna en yakınlarınız dahil, aslında size yalnızca gidecekleri yere kadar eşlik ediyorlar. Ötesi kendi başınıza uçabileceğiniz bir vadi. Dikkat edin, sakin görmek istemeyenler gibi kör olmayın."