Caz Çağı'nın İhtişamlı İllüzyonu: "Muhteşem Gatsby"
Bugün sizi 1920'lerin New York'una; şampanyaların su gibi aktığı, caz ezgilerinin hiç susmadığı, malikanelerde sabahlara
Hazinenin Kendisi Değil, Yolculuğun Hikayesi
Daha önce okuyup bitirdiğim bu hazine kitabı tekrar okuma şansına sahip oldum. Bir sonraki okumada yeni düşün katabilecek bir kitap.
-Hayatı ilginç kılan, bir düşün gerçekleşme ihtimalidir ve o ihtimalin peşinden gitmeyenler, yaşamın simyasını asla çözemezler ️
Endülüslü çoban Santiago’nun İspanya otlaklarından Mısır Piramitleri'ne uzanan yolculuğu, aslında bir hazine avından çok daha fazlasıydı. Paulo Coelho’nun Simyacısı, bana bir kez daha hatırlattı ki; insan kendi "Kişisel Menkıbe"sinin peşine düşmeye cesaret ettiğinde, dünya bambaşka bir dile bürünüyor.
Santiago, rüyasındaki hazineyi ararken çölü, rüzgarı, aşkı ve en önemlisi kendi yüreğinin sesini dinlemeyi öğrendi. Kitabın en vurucu noktası ise şuydu: Aradığımız hazine, bazen başladığımız yerdedir; ama onu bulabilmek için o uzun yolu yürümek, değişmek ve dönüşmek gerekir.
Coelho’nun dediği gibi: "Bir şeyi gerçekten istersen, bütün evren onu gerçekleştirmen için işbirliği yapar."
Ben de bugün kendime soruyorum: Kendi çöllerimi aşmaya cesaretim var mı?