Utanç, Benjamin'in Kafka yorumunda büyük önem taşır ve kendine özgü bir ahlaki duyarlılık olarak öne çıkar. Utanç hem -manevi yaşantımızın derinlerinde- mahrem hem de sosyal bir boyutu olan bir duygudur. Şüphesiz ki başkalarının karşısında hissedilen bir şeydir utanç. Utanç, Kafka'ya göre görünmeyen diğerlerine karşı, -Dava'dan alacak olursak- "bilinmeyen aileye" karşı tepki ve sorumluluktur. Etiğin temel deneyimi utançtır.
Gözleri kapalı bir halde, Paris’teki yalnız geçirdiği akşamları hatırladı. Pirinç pilavını. Yeşil çayı.Grey’s Anatomy.Beyaz şarapla içtiği Lexomillerini...
Sadece yaşamak.
Her şeye rağmen, hiç de o kadar kötü değildi...