Fahreddin Arı

Fahreddin Arı
@Bursevi
Politika ve aksiyon adamlarının en zayıf yanı, düşünce adamını küçümseyişleridir. Beyinle kol, nazariye ile aksiyon el ele vermedikçe, toplum sıhhate kavuşmaz.
Sayfa 454
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mefhumların kâh gülünç, kâh korkunç maskelerle raksa çıktığı bir karnaval balosu, fikir hayatımız.
Görülüyor ki İslam aleminin her tarafındaki halk ile aydın tabaka arasında doldurulması imkansız bir uçurum vardır. Halk her yerde ileri gelenleri ve mütefekkirleri ile tam bir tezat halindedir. Aydınlarına, ne yaptığını bilmeyen fakat aynı zamanda pek tehlikeli ve yıkıcı unsurlar gözüyle bakarak itimat etmez. Buna karşılık, halktan beklediği takdir ve itaati göremeyen aydın tabaka, vatandaşlarına karşı, onları hor gören bir çehre takınarak kendini teselliye çalışmaktadır. Aydın tabaka, memleketi, her tarafı kaplayan cehaletten kurtarmaktaki aczinden utanması lazım gelirken, istediğini yapmayan muhitinin sert ve inatçı olduğundan şikayet edip durur.
"Nihayet anladım ki, bir görüşün hakikatini tam anlamadan ve künhüne(özüne) vakıf olmadan onu reddetmek karanlığa taş atmak gibidir."
Felsefe mirasının İslam muhitinden Ortaçağ Latin dünyasına intikalini şöyle ifade ediyor yazar: "Artık tarihte Platon'un Eflatun olma evresinden İbn Sinâ'nın Avicenna olma evresine geçilmiş, böylece Grek-İslam-Latin dünyaları arasında çok geçişli ortak bir felsefe dili kurulmuş ve bu kavramsal ortaklık İslam felsefesine modern felsefe ile de diyaloğa girme istidanı peşin olarak kazandırmıştır."
Sayfa 26