"Yatakta kalmayı seçtim. Yatakta değil aslında, o kuyuda kalmayı. Gerçekten de bir kuyu vardı. Acayip bir şey çocuklar, karanlık değil, saydam duvarlarla çevrili sanki sonsuzluğa inen derin bir çukur. İçinde ne çürümüş bir su birikintisi, ne rengini yitirmiş yosunlar ne de küf kokusu olan dipsiz bir derinlik. Ama dışarıdaki dünya bu dipsiz kuyudan daha renksiz, daha tatsız, daha anlamsız olmalıydı ki bilinçaltım buradan kurtulmayı reddediyordu. Fiziksel hiçbir acı yok gibiydi ama vardı, hem de katmerlisi. Nasıl anlatsam, hayatın kendisi iç içe geçmiş felaketlerden oluşan devasa bir acıya dönüşmüştü. Bu acı o kadar yoğundu ki artık hiç ir şey hissetmiyordum. Sadece kocaman bir hiçlik. Umarım hiçbir zaman bunu yaşamazsınız. Korkunçtu, gerçekten korkunçtu."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nietzsche Ağladığında kitabını aslında bundan yıllar önce almıştım ve okumaya başladım. İlk okumaya başladığımda bana sürükleyici hissi yaratmayıp beni içine çekmediği için kitabı yarım bırakıp üzerine bir çok kitap okudum. İnsanların belli bir birikime sahip olmadan okuyamayacağı kitaplar vardır. Bence Irvın D Yalom'un Nietzsche Ağladığında eseri de bu kitaplardan sayılabilir. İlk olarak aynı yazarın Aşkın Celladı eserini okumuştum anlatım diliyle, duygu aktarımıyla, yazılanları okuyucuya sunuş tarzıyla kısacası her şeyiyle beni içine çeken, okudukça merakımın artığı bir kitap olmuştu. Yazarın eseri ele alış biçiminin dikkatimi çekmesi ile Nietzsche Ağladığında'yı okumaya başladım. Kitapta ele alınan tüm karakterler aslında yazarın kitap sonunda yazarın notu ile paylaştığı bilgileri okuyunca daha bir içtenlik hissi uyandırıyor. Kitapta bahsi geçen tüm kişilerin yaşamları karşında empati kurarak kitabı okumak bana sanki tüm kitap boyunca olay örgüsünün içinde karakterlerle yaşıyormuş hissi kazandırdı. Nietzsche'nin yaşamış olduğu sorunlar çerçevesinde yazılmış gibi görünse de kitapta bahsi geçen bütün karakterlerin iç dünyasını anlamak güzeldi. Kitabın detayları hakkında bilgi sunarak okuyacak olan okurlara baştan önyargı oluşturmak istemem. Kitabı okuduğunuzda zaten kafanızda kitapla ilgili çok yoğun bir duygu ve düşünce yaşayacağınıza inanıyorum. Psikoloji alanına ilgisi olanların kesinlikle okuması gereken bir kitap olarak görüyorum. Tüm okurlara tavsiyemdir...