Hiçbir şey bir anda değişmez: derece derece ısınan bir küvette farkına varmadan haşlanarakölürsünüz. elbette gazetelerde öyküler vardı, hendekler de ya da ormanlarda bulunan cesetler, ölesiye dövülmüş ya da sakatlanmış, eskiden dedikleri gibi saldırıya uğramış; ama bunlar başka kadınlar hakkındaydı ve bunları yapan erkekler başka erkeklerdi. hiçbiri tanıdığımız erkekler değildi. gazete öyküleri bizim için bir rüya gibiydi, başkalarının gördüğü kötü rüyalar. ne korkunç derdik, öyleydiler de ama inanılır olmaksızın korkunçtular. Aşırı melodramatiktiler, bizim hayatımıza ait olmayan bir boyuta sahiptiler.