Ve sen ey insanoğlu; Allah’ın kovduğu, iblisin oyuncağı, yeryüzü sürgünü, topraktaki gurbet, yalnızlık ve ızdırap mahkumu! Şimdi pişman olarak ve özür dileyerek kendi isteğinle ona dönmüşsün.
Şimdi artık kayıtsızlık, başıboşluk yok!
Dua kitabını kabristandan alıp şehre getiren Kuran’ı hayattan şehirden alıp kabristana götüren ve ölülerin ruhlarına üfleyen, dini ders havzalarında İslami ilimler öğrencilerinin önüne usulü koyup Kuran’ı ellerinden alan ve odanın rafına kaldıran bir siyaset...
Cinsiyet, artık doğrudan doğruya yaşam politikası tarafından belirlenen, düşünümsel bir proje haline gelen benliğin merkezinde yer alan ve “ kendini gerçekleştirme” stratejilerinin etkisi altında oluşan bir projeye dönüştü.