Ah! Zihnimizdeki canavarlara ve hayaletlere kulak asmayıp yalnızca gerçek acılarımızın üzerine eğilseydik çektiğimiz sıkıntılar nasıl hafifler hayat ne güzel olurdu. koca bir vaazın konusu olabilecek bu meseleyi buraya not düşüp geçeyim ‘Matta 12:29 endişeli bir zihne sahip olmayın.’
‘’Gözleri olan insanlar mutluluk nedir bilmezler…’’ diye bildim sonunda
‘’Fakat gözleri olmayan biri olarak ben duymanın verdiği mutluluğu biliyorum!’ diye yanıtlayıverdi beni.
Lakin aşk, insanın gözünü sadece sevdiğinin kusurlarına değil, sevebileceklerinin lütuflarına karşı da kör ediyor. Aşık çevresindeki temaşaya rağmen, ona ait olmayan teferruatı fark etmeyi reddediyor. Zaten kime baksa sadece tek bir kişiyi görüyor, kimden bahsetse aslında sadece ondan dem vurmanın yolunu açmaya çabalıyor. İşte bu sebeple, genç adama hak ettiği biçimde alıcı gözüyle bakamadım.