"Zavallı kadın! İnsanların ancak felaket ve talihsizlik zamanlarında anlaşılacağını düşünmemişti. O bundan sonra ayıpları, fenaları öğrenecekti! O bundan sonra insanları anlayacaktı. O bundan sonra dostluk ve insanlık denilen şeyin ancak zenginken, mesutken, talihliyken görülen, ismi işitilen şeylerden olduğunu öğrenecekti. Gülerken, eğlenirken, gezerken pek çok olan dostların, yoldaşların, ağlarken insana eşlik etmeyeceğini bilecekti."
" Yasa, bir kötülüğe daha büyük bir kötülük ile karşılık vermek midir? Töre, bir yanlışı daha büyük bir yanlış ile düzeltmek midir? Adalet, bir suçu daha büyük bir suç ile cezalandırmak mıdır? "
'Mustafa da karısının o güzelim çiçeklere gösterdiği sevecen özene hayran olmuştu. Hatta bir gün, Mesude'nin o incecik, zarif, hayal gibi görüntüsüyle yaseminlere elini uzatışına bakmış ve demişti ki; "çiçeğe dokunuşu çiçekten güzel.".....