Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir?...Halbuki ne kadar masum bir yüzü var;...apartman kapılarının önünde çöp tenekelerini karıştıran gıda arayanları,aynı gecede ikinci aşkını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor.Bizler her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzda ebediyen beraber taşımaya mahkum insanlar,ONUN YANINDA NE KADAR ZAVALLI VE KÜÇÜK ŞEYLERİZ.
Bu kitabı okuduğunuzda ilk düşüneceğiniz belki de HAYATI YAŞAMAYI KENDİMİZE NİYE BU KADAR ZOR EDİYORUZ??ve bunu mütavazı yaşayan bir samoa kabilesinin gözünden bakarak daha mutlu ve daha sağlıklı bir yaşam ( sağlıklı yaşam ;tam bir iyilik halidir sadece fizyolojik olarak iyi olmak değil psikolojik olarak da iyi olmaktır.)sürdüklerini görüyoruz.Toplumun temel yapılarını anlatırken kullandığı dil herkesin anlayabileceği kadar basit ve sade fakat çıkaracağınız anlam ise hayatımızı bize sorgulatacak kadar derin.Hatta yazarın söylemiyle kabile reisinin bir çocuğun doğruluğuyla ve gerçek sevgisiyle anlattığı basit düşüncelerine ve bakış açısına kulak vermemizi söylüyor.
Bu kitap Samoa kabilesinin reisi Tuiavii'nin kendi halkını Avrupa'dan ve aslında şimdiki dünya düzeninden korumak için yazdığı mektuplar ve konuşmaları içermektedir.Lakin bunu baskıyla ve kötüleyerek değil kendi yaşamlarıyla kıyaslayarak ve aslında rahat ve sefahat içinde gözüken bu hayatın ne kadar yorucu ve zorlayıcı olduğunu göstererek yapıyor."Bizi de kendi karanlıklarına çekmeye çalışıyorlar." sözünü Tuiavii'den alıntı yapabiliriz.
Bu kitabın diğer en büyük avantajı yaşamımızı en bilgili en kültürlü belki de en zeki insanlarımıza değerlendirmek istesek objektif olarak bakamaz kendi de aynı düzen içinde yaşamaktadır.Hatta bu kadar ağır bir eleştiri yapsa kendi de aynı şekilde yaşadığı için bir tesiri olmaz.ve inandırıcılığını yitirir.(Bu objektiflik için anca uzaylı olmalı bile diyebiliriz)Fakat bu kitapta tamamen kendi kültürleriyle yaşayan modern hayata bulaşmamış bir kabilenin,bilge reisinin dünyayı gezmesi ve bu eleştirisini en yalın haliyle anlatmasını görüyoruz.Tuiavii'nin sesine kulak vermek isteyenlere iyi okumalar dilerim.
...Hep para ödemek zorundasın.Yani yürüdüğün yol için,kulübeni yaptığın yer için,gece yatacağın döşek için,odanı aydınlatan ışık için para vermen gerekir.Güvercin avlamak,ırmağa girmek için bile...kardeşinden bir öğüt mü dinleyeceksin bunun için de avuç dolusu metal veya ağır kağıt vermen gerekir...
...Sizin de benim de işimiz gevezelik..!Yalnız bir farkla:Siz bir şey yaptığınızı zannediyorsunuz,ben ne yaptığımı,daha doğrusu ne yapmadığımı gayet iyi biliyorum.