•21•

Meydan
Bu taşlaşmış şehrin betonlaştırılmış sokaklarında bile saygılı bir doğa duygusunu koruyabilirsin: kendine duvar arkasına sıkıştırılmış bir çit seç; sonra, hergün, onun yanından yürüyüp geçerken, bak, düşün, sor: dallarını nasıl budamışlar; bak, düşün, sor: kaç tane yabani incir boyvermiş dallarının arasından; bak, düşün, sor: yaprakları dökülenler, ölmüş mü, yoksa yalnızca kışa mı hazırlanıyor; bak, düşün, sor: incirlerin sararan ufak yaprakları ne kadar zamanda dökülecek —bak, hep; düşün, hep; sor, hep: koruyabilirsin... Beşiktaş
Sayfa 26 - metis·Kitabı okudu
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

•21•

, bir kitap okudu
10/10
·304 syf.·
Beğendi
·
136 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 00:00
·
2024 22. kitabı
Arkadaş Zekai Özger
8.7/10 · 2.041 okunma
Ne çok isterdin, değil mi —masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sigara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse— ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha.
Sayfa 21 - metis·Kitabı okudu
Şiir
Puan vermedi·509 syf.··
2024 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 17:36
Bazen hayatınıza geri kabul edilmek için yapabileceğiniz hiçbir şey kalmaz. Denedikçe düşkünleşirsiniz. Bir küçük hata... Küçücük bir şey bütün hayatınızı silip atar. Hep birlikte size gülerler. Sizin olmadığınız her yerde bundan emin olmanız için her şeyi yaparlar sizden bahsedilir ve gülünür. Küçük düşersiniz, ezilirsiniz... Tiksinti uyandırır bir zamanlar hayranlıkla bakılan yüzünüz. Başlarını çevirirler. Artık sizi sevmek yasaklanmış gibidir. İsminizi anmaya cesaret edenlerle bile selamı sabahı keserler. Birkaç düşkün şövalye kalır geriye, belki birkaç vefakår... O bir avuç insan da o kadar kifayetsizdir ki gülenler karşısında, onların teveccühüne mazhar olmak bile utanç verir insana. Sanki... Sanki sahte bir peygamber gibi meczuplar kabilesi düşmüştür payınıza. Sizi sevenlere bile görünmek istemezsiniz. Yaşadığınızın adaletsizlik olduğunu hatırlatan bu dostlar, daha acı vericidir yalnızlıktan. Büsbütün unutulmak istersiniz, bir zamanlar sevilen, hayran olunan biri olarak hatırlanmaktansa... Eskilerden birinin sizi görüp isminizi çıkarmak için kekelemesini izlemektense, büsbütün saklanmak istersiniz. 'Bir zamanlar, demesin diye, 'bizim için çok önemliydiniz. Birkaç dost, sırf üstlerine düşen görevi icra etmenin sıkıntısıyla, "Talihsizlik!" der, 'Keşke şöyle yapmasaydınız." 'Keşke şöyle olsaydı... Değiştiremeyeceğin, dönüp geri düzeltemeyeceğin küçücük şeylerden söz ederler. 'Adaletsizlik bu,' demek istersin... Öyledir zaten. Benim gibi bir kader sillesiyle gözden düşenler... Gözden düşenler, yelkenliler gibidir, bahtları bir rüzgâra bağlıdır. Hanımlar... Bazen rüzgâr esmez. Esmedi mi esmez yıllarca. İnsanı en çok kendini hayal kırıklığına uğratmak mahveder. Bir yandan onların alayı, bir yandan senin kendine biçtiğin başı sonu olmayan eza... Dert, dermansızlaşır
Edebiyat
Düğümlere Üfleyen KadınlarEce Temelkuran · Can Yayınları · 20164,799 okunma