Açlık, açlık dört bir yanda hüküm sürüyordu. Açlık yüksek evlerin dışındaki iplere ya da direklere asılmış içler acısı kıyafetlerdeydi. Açlık bu kıyafetlerin kağıttan, samandan, paçavradan ve tahtadan yamalarındaydı; açlık tütmeyen bacalardan aşağıdakileri seyrediyordu; açlık çöplerinde zerre kadar yiyecek bulunmayan, leş gibi sokaklarda şaha kalkmış bir dev gibi dikiliyordu. Açlık fırıncının raflarında ki tek tük bayat ekmeğin üzerine kazılı olan kelimeydi; açlık sosis dükkanlarında satılan ölü köpek etinden yapılmış yiyeceklerdeki; açlık kuru kemiklerini, dönen silindirlerde kebap yapılan kestanelerin arasında takırdatıyordu; açlık çeyrek penilik çorba kasesi deki kendine hayrı olmayan birkaç damla yağ içerisinde kızartılmış sert patates dilimlerinin her bir zerresindeydi.