B: "Bence ciddi olmayı gerektiren başka şeyler de var."
K: "Ah, evet, biliyorum, hayattan bahsediyorsun. Bu deyişi bilirim. Ben de yaşıyorum ve bunun saçlarımı ağartmasına izin vermiyorum. Hayat ciddi olmayı gerektirmez. Tam tersine, hayat boyu dans etmek daha iyidir."
Öndüşünmende anlık varlığının olmuş ve olacak olanın sonsuzluğu arasındaki en küçük nokta olarak hiçliğini duyarsın.
Düşünen küçüktür,kendini düşünmeden uzaklaştırdığında kendini büyük hisseder. Oysa görünüşlere gelince bunun tam tersidir. Aşık olan için biçim önemsizdir. Oysa onun görüm alanı ona verilen biçimle sonlanır.Düşünmede olan için biçim aşılamazdır.
İnsanlar çatışmanın içlerinde yaşandığını bilmediklerinden çıldırırlar / ve biri suçu ötekine atar. İnsanoğlunun yarısı hatalıysa herkes yarı yarıya hatalıdır. Ancak o kendi ruhundaki çatışmayı görmez, oysa bu dışarıdaki felaketin kaynağıdır. Kardeşine hınç duyduğunda içindeki kardeşe, yani içinde kardeşine benzer olana hınç duyduğunu düşün.
Bir insan olarak insanlığın bir parçasısın ve dolayısıyla, insanlığın bütünüymüşsün gibi bütün insanlıkta payın var. Sana karşıt olan insanı alt edip öldürdüğünde içindeki o insanı da öldürürsün ve yaşamının bir parçasını katledersin. Bu ölünün tini peşini bırakmaz ve yaşamının neşe bulmasına izin vermez. Yaşamaya devam etmek için bütünlüğüne gereksinimin var.
Böyle Buyurdu Zerdüş’te Nietzche şöyle yazıyor:“Geçmişi arındırmak ve her “Öyleydi”yi “Ben öyle istedim!"e çevirmek. İşte yalnızca buna kefaret derim ben."