"İşte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben
İşte şu begonya, işte yalnızlık
İşte su damlacıkları, alnımda, kollarımda
İşte yok oluşumdan doğan kent
Hiçbir yere taşınıyorum, kendime sızıyorum yalnız"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
— Yine mi o taşra mektupları? dedi. Bırak bu cahil insanların dertlerini. Bizim daha büyük ideallerimiz var. Ülkenin kalkınması, batılılaşma, felsefe...
— Ama bu adam intihar edeceğini yazıyor, dedim.
— Etsin, dedi arkadaşım soğukkanlılıkla. İntihar da bir nevi batılılaşma belirtisidir. Doğu toplumları intihar etmez, kaderine razı olur.
— Bak hemşerim, dedi, senin bu duruşunda bir asalet var. Konuşmuyorsun, bu devirde konuşmayan adam altın değerindedir. Seni dükkanın vitrinine koyacağım. Üzerine en pahalı pardösüleri giydireceğim.