Yumurta
Öldüğünde evine gidiyordun.
Trafik kazasıydı. Özellikle dikkat çekici bir şey değil, ama yine de ölümcül. Arkanda bir eş ve iki çocuk bıraktın. Acızı bir ölümdü. İlk Yardım Ekibi seni kurtarmak için ellerinden geleni yaptı, ama işe yaramadı. Vücudun o kadar kötü bir şekilde parçalanmıştı ki, inan bana senin için daha iyi oldu.
İşte o zaman benimle tanıştın.
“Ne... Ne oldu?” diye sordun. “Neredeyim?”“
Durum tespiti olarak, “Öldün.” dedim. Kıvırmanın alemi yok.
“Orada bir... Kamyon vardı, kayıyordu...”
“Hı-hı,” dedim.
“Ben... Ben öldüm?”
“Hı-hı. Ama üzülme. Herkes ölür,” dedim.
Etrafa bakındın. Hiçlik vardı. Sadece sen ve ben. “Burası neresi?” diye sordun. “Öbür dünya mı?”
“Aşağı yukarı,” dedim.
“Sen tanrı mısın?” diye sordun.
“Hı-hı,” diye cevap verdim. “Ben Tanrı’yım”.
“Çocuklarım... karım,” dedin.
Welcome aliens...
Hangi rüzgar attı sizi?
Uzaylılar hoş geldiniz
Kurcalardı zihnimizi
Uzaylılar hoş geldiniz
Sizi gördük sevindik çok
Karnınız aç mı yoksa tok?
Atmosferde ne var ne yok
Uzaylılar hoş geldiniz
Uyruğunuz hangi fasıl?
Urbanız bu mudur asıl?
Güneşle aranız nasıl?
Uzaylılar hoş geldiniz
Merih mi Ay mı iliniz?
Hangi lisandan diliniz?
Sizin de çok mu deliniz?
Uzaylılar hoş geldiniz
Ne durumda sizin devlet?
Liderlerde var mı hiddet?
Zor mu kurulur hükümet?
Uzaylılar hoş geldiniz
Sizde kalp kırmak var mıdır?
Adam kayırmak var mıdır?
Sağ sol ayırmak var mıdır?
Uzaylılar hoş geldiniz
Sizin ora kış mı kar mı?
Bütçeniz geniş mi dar mı?
Petrol sıkıntınız var mı?
Uzaylılar hoş geldiniz