Gelelim yine yalnız sana ve bana... Şöyle yalnız ikimiz, göz göze, bir pencere önünde, yalnız ellerimizin fısıltısı, yıldızlarla dolu bir gecenin seslerini dinlesek! derim!.. Bana öyle geliyor ki içim yirmi sene derinleşecek, ben yirmi sene gençleşeceğim, küçücük bir mektep talebesi olacağım...
Bu kadar hödük olmasanız, karılarınıza da bizim yanımızdaki kadar nazik davranırdınız: karılarınız da bu kadar ahmak olmasalardı sizleri yanlarında tutabilmek için bizim sizi tavlamak üzere harcadığımız çabayı harcalardı... boş bütün bunlar... iste böyle yavrum bunu aklının bir köşesine yaz.
Kimseyi örnek almadan, basit, alçak gönüllü bir yuva kurdular kendilerine; başkaları gibi,
ellerinde ki avuçlarındaki sınırlı parayı kendilerini zengin göstermek için saçıp savurmadılar;
hiçbir gereği olmayan yirmi otuz tanıdık edinmek için uğraşmadılar kısacası.