SANAYİ DAVAMIZ ;
-Sanayileşme davası Türkiye için olmak ya da olmamak meselesidir...
-Bu gün memleketimizde maalesef geçmiş yılların biriktirdiği bir netice olarak milyonlarca işsiz kardeşimiz vardır her yıl takviye ben yarım milyona yakın yeni memleket evladına iş sahası açmak mecburiyetindeyiz artan nüfusumuza yeni iş yerleri bulmak için sanayileşme zaruridir...
- Sanayileşmek demek bir ülkenin kendi insanlarının mesai saatine kıymetlendirmesi demektir Bundan dolayı ilerlemek isteyen ülkeler sanayileşmeye büyük ağırlık vermek mecburiyetindedir...
77-Ey İman edenler! Rüku edin secdeye ; kapanın ;Rabbinize ibadet edin ;hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
78-Allah uğrunda hakkını vererek cihad edin. O sizi seçti;din hususunda üzerinize hiç bir zorluk yüklemedi ;babanız İbrahim'in dininde de (böyleydi). Peygamberinizin size şahit olması, sizin insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda) gerekse bunda (Kur'an da) size "Müslümanlar" adını verdi. Öyle ise namazı kılın ;zekatı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O, sizin Mevlanızdır. Ne güzel Mevlanızdır, ne güzel yardımcıdır.
(Hac suresi, 17.cüz 1.dönüş )
"Sahip olduğum her şeye, hiçbirini kaybetmemeyi düşünerek sahip oluyorum. Böylece sahip olduğum şeylerin sayısı arttıkça, kaybetmekten korktuğum şeylerin sayısı da artacaktır. Öyle değil mi?! "
"Savaşçı içten değilse, hiçbir zaman savaşçı olamaz. Çünkü hiç kimse, gerçek savaşçının dış görünümünden onun savaşçı olduğunu anlayamaz. Savaşçı ancak bir savaşçı tutumu içinde yaşamaya kendini adadığı zaman ve hiç kimseden övgü beklemeden, ilgi beklemeden, destek ve takdir beklemeden sırf kendi yaşamının anlamı için kendini buna adadığı zaman, savaşçı olma yolunda adım atmış olur.! "
#doğancüceloğlu#
...
İki rol birbiriyle çelişki içinde olunca, kişinin özü geri plana atılır. Böyle bir düşünüş biçiminde kişi sürekli iyi rol oynama kaygısı içindedir:bana "iyi baba" desinler, bana "iyi anne" desinler, bana" iyi evlat " desinler, bana "iyi öğretmen" desinler kaygısı vardır. " Başkası bana ne der acaba?"kaygısı bu. "Beni takdir edecekler mi? " "Bana aferin diyecekler mi? " " Beni alkışlayacaklar mı? " Bu tür bir kaygı içinde hareket eden kişi de varolma tarzı içindedir ama sergilediği varoluş, gerçek anlamda kendisi değildir. Ben bu tür yaşama "mış gibi yaşam! " adını veriyoum.
...