Başkaldırı tüm destekleriyle tutuklandı
bir tarihte.
Sonra izledik renklerin kırılmalarını
bakışımızın kapanmasında.
Ülkem dağılıyordu,ele almalı artık
pek ötedeki seçeneği;
alaycılığı,
iyi ağlatı iyi güldürü için.
Ağır ağır yaklaşıyoruz eylemsizlik kıyısına
Ya da çorak kır çağırıyor, çorak kır!
Acıyı artılamıştı bu sabah yürüyüşü
Başka kayaların .
Barış seninle olsun sülfür!
Katlanan uzay,arındır gömütleri yalnızlıktan!
Bir kez yörüngeleri silerek tanıtla yalnızlığı!
Yoksa,çorak kır çağırıyor
Bizi, cıva uçurumuna.
Oysa insanları karşı karşıya getirdiler, aptallaştırarak ve korkutarak onları kör ettiler, hepsinin elini ayağına bağladılar, eziyor ve kanlarını emiyorlar, birini diğerine ezdirip dövüyorlar. İnsanları silaha, sopaya,taşa çevirdiler ve buna "devlet"diyorlar.
Sevince karşı titreyen bir hassasiyete sahip, hayal kırıklığıyla henüz katılaşmamış olan genç yürekler her duyguya kucak açar ve o duyguların büyüyerek mutluluğa dönüşeceği yönünde acı verici ve romantik bir bekleyişe girer.