Bay Kowalt, "Peki, diyelim ki bu makinelere ve dünyaya sahip olmak için verilen mücadelede tröstler üstün geldi. O zaman ne olur? " diye sordu.
"O zaman tarihin sayfalarını karartan tüm diktatörlükler gibi amansız ve korkunç bir baskı yönetiminin demir ökçesi altında siz, emekçiler, hepimiz eziliriz. Bakın, böylesi bir diktatörlük için ne güzel bir isim çıktı ortaya : Demir Ökçe. "
[Tröst(TSK'DAN alıntı):Aynı alanda iş yapan çeşitli ortaklıkların hisse senetlerinin, bir denetim teşkilatına teslim edilmesi ve yönetimin bir teşkilatı yöneten gruba aktarılmasıyla oluşan, tekelci sermayedarlığa dayanan ortaklıklar birliği.]
Yönetimde başarılı olamadınız. Uygarlığı mezbahaya çevirdiniz. Kör ve doymak bilmez kişilersiniz siz. Meclislerinizde ayağa fırlar (bugün de aynı şeyi yaptınız.)ve çocuklarla bebeler çalışmazsa o kârları elde edemeyeceğinizi utanmazca ilan edersiniz.
Sayfa 79 - İş Bankası Kültür Yayınları, Ernest·Kitabı okudu
"Öyle adamlar gördüm ki," dedi, "savaş karşıtı tutumlarıyla Barış Elçisi tanımını hak ettiler ama iş kendi fabrikalarına gelince grevci işçileri vursunlar diye *Pinkertonlar 'ın eline tüfek verdiler.
(*Pinkertonlar özel Dedektiflerdir. Kısa süre içinde kapitallistlerin tetikçileri haline geldiler.Oligarşinin paralı askerleri oldular.)
Sayfa 73 - İş Bankası Kültür Yayınları, Ernest·Kitabı okudu
"...Özgürlük en iyi yapabileceğin şeyi, kendi görevini, yapman gerekeni yapmaktır, öyle değil mi? Sahip olunacak, saklayıp korunacak bir şey değildir özgürlük. Eylemdir. Hayatın ta kendisidir. Ama başkalarının köle olarak tutulduğu hapishanede nasıl yasayabilirsin ki? Herkes özgürce kendisi için yaşayabilene kadar ben de kendim için yaşayamam! "
"Dünya cennet olana kadar yani, " diye mırıldandı Emanuel acı bir alayla.