Bilim kendisinden başka efendi tanımaz, fakat kimseye efendilik etmek iddiasında da değildir. Yalnız aklı olan bilimin sonuçlarını, yani doğayı daha iyi anlama imkânlarıni yaşamını, toplumunu, çevresini daha zevkli, daha emin, daha sağlıklı yapmak için kullanmaya çalışır. Aklı olmayan, bilimden korkar, en azından Sokrates gibi bilimi gereksiz görür, sözüm ona insanlığın, toplumun iyiliği için kendine göre masallar, mitler, dinler uydurur; bunları gerçek sanır, sonunda da Ortaçağ Amerika'sı veya Avrupa'sı gibi, Yeniçağ İslâm, Hint veya Çin dünyaları gibi doğanın gerçekleriyle çarpışarak mahvolur.