Dinin özünü anlamadan, bilgisiz veya yarım bilgiyle dinin nasıl çarptırılıp insanların kendi çıkarları için kullanacağını gayet iyi anlatmış. Ayrıca eğitimsiz bir halkın dini duyguları istismar edilerek nasıl galeyana getirilebilecekleri ve yönetilebilecekleri etkileyici bir şekilde ifade edilmiş.
Romanda kesinlikle dinin kendisinin eleştirildiğini düşünmüyorum. Zira başkahramanın camide mevlit okunurkenki duyguları İslam'ın yüceliğinden etkilendiği yöndedir.
Aynı konu Sinekli Bakkalda'da işlenmişti. Orada da her zaman Allah'ın azabından bahseden, insanları korkutan, torununu hafız yaptırıp onun üzerinden para kazanan cimri bir imamın karşısında hoşgörülü, insanların derdini dinleyip çare olmaya çalışan Vehbi Dede vardı.
Yani Halide Edip ADIVAR dini gerici, tutucu bir şey olarak görmüyor, bazı kesimlerin din anlayışını eleştiriyor ve eğitimsiz insanlardaki etkisinden bahsediyor.
Yazdıklarımdan kitabın sadece din üzerinden döndüğü anlaşılmasın zira içinde değinilen birçok konu var. Ben en çok bu konudan etkilendiğim için böyle bir inceleme yazdım.
Okumayı düşünüyorsanız bir saniye bile beklemeyin derim.
İyi okumalar.
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Bütün idealist adamlar, belirli bir amaca varlığını adayanların zulmüyle zalimdir. Çünkü bunlar için, insanca bağlar, en güçlü aşklar, amaçtan sonra gelen şeylerdir ve amaçları için hiçbir elemden, hiçbir fedakarlıktan, hiçbir kurbandan kaçınmazlar.