Emin

Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir husus Hz. Osman zamanında hazırlanan mushafların ibn Mesud ve Ubey b. Kab gibi alimlerin şahsi gayretleriyle hazırladıkları mushafları saf dışı edememiş olmasıdır.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sırat
'es-Sırât' yol demektir. Bu kelimenin aslı 'sin' harfi ile okunmakta olup 'yutmak' manasına gelen 'istirât' masdarından gelmektedir. Böylece yol, yolcuyu yutan bir şeye benzetilmiştir.
Din
İnzal-Tenzil
Kanaatimizce Kur'an, Kadir Gecesi'nden itibaren müneccem indirilmeye başlanmış olup bir defada levh-i mahfuzdan dünya semasına indirilmemiştir. Hatta Kur'an'ın Furkan Suresi 32. ayetinde müşriklerin Kur'an'ın topluca tek seferde indirilmesi isteklerinde tenzil mastarından nezzele fiilini 'toptan indirmek' anlamında kullanması her iki kelimenin eş anlama geldiğini göstermiştir. İbn Manzur da kelimeler arasında lügavi farklılığın olmadığını söylemiştir. Dolayısıyla lügate dayandırılarak yapılan açıklamaların bizatihi kendisinde bir eksiklik vardır. Dolayısıyla tartışmanın lügavi bir zemininin olmadığı açıktır. Bu tartışma kavramsal alandan öte İbn Abbas'tan nakledilen 'Kur'an dünya semasına toptan indirildi. Oradan da yirmi küsür yıl boyunca parça parça nazil oldu.' ifadesi etrafında gelişmiş görünmektedir. Nitekim Şabi'nin İbn Abbas'a rağmen Kur'an'ın Kadir gecesinden itibaren indirilmeye başladığını söylemesi bu hususta önemli bir bilgidir. Neticede buradaki sorun görüşün İbn Abbas'ın kişisel görüşü olabileceğiyle veya İbn Abbas'a atfedilen görüşün aidiyet sıkıntısı taşıdığı düşüncesiyle çözülebilir. Aksi takdirde sahabeye bağlılığıyla bilinen Şabi'nin İbn Abbas'a rağmen farklı görüş bildirmesi zordur.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Din
Leyl Suresi'nin Hz. Ebubekir'e cömertliği dolayısıyla müjde, Ümeyye b. Halef'e cimriliği dolayısıyla tehdit olarak nazil olduğunu belirtmiştir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Din
Tefsir rivayet geleneği - Hadis rivayet geleneği
Tefsir rivayet geleneği ile hadis rivayet geleneği arasında farklılık vardır. Hadis rivayet geleneğinde merfu rivayetler esasken tefsir rivayet geleneğinde disiplinin doğası gereği maktu rivayetler esastır. Tefsir geleneğinde merfu ve mevkuflara nazaran maktu rivayetlerin daha çok yer alması bir ihtiyacın neticesidir. Çünkü ayetlerin yorumlanması tabiin döneminde tam anlamıyla ortaya çıkar. Ayrıca bu durum Hz. Peygamber'in Kur'an'ın çok az bir kısmını açıkladığını ve tefsirin oluşumunda tabiinin etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Tefsir rivayet geleneğini hadis rivayet geleneğinden ayıran meselelerden birisi de isnad konusudur. Zira isnad hadis rivayet geleneğinde rivayet aktarımının en temel ölçütüdür. Buna mukabil tefsir nakil geleneğinde isnaddan çok bilginin intikali esastır. Dolayısıyla tefsir rivayet geleneğinde isnadın sahih olmaması veya hiç olmaması rivayet kullanımında ve aktarımında sorun değildir. Ayrımın gerçekleştiği diğer nokta ise hadis usulüne göre zayıf pek çok rivayetin tefsirlerde yer almasıdır.
Din