Tefsir ve te'vil ayrımından hareketle Maturidi gibi te'vil ağırlıklı tefsir kaleme almayıp tefsir kısmını da ön plana çıkarmıştır. Tefsir ve te'vil birlikteliğiyle ideal tefsirin nasıl olması gerektiğini ve tevilin yanında tefsirin de olabileceğini göstermiştir. Bu bağlamda et-Teysir Te'vilat ile kıyaslandığında nazar faaliyeti ile dikkat çekmekle birlikte nakile dayalı rivayet ve dil bilimsel derinliği ile ondan epeyce farklıdır.
Tefsir anlayışı Maturidi'den farklı olsa da sadece referansları bile ona gösterdiği ilgiyi göstermektedir. Zira kimsede olmayan Maturidi atıfları Nesefi'de mevcuttur.
Nesefi et-Teysir fi't-Tefsir adlı eserinde kasem fiilinin önündeki nefiy edatının anlamını üç görüş etrafında incelemiştir. Basralılara göre لا harfinin tekit; Ferra'ya göre لا'nın kasemin nefyi için geldiğini, kafirlerin sözüne reddiye anlamı taşıdığını ve anlamının "iş kafirlerin dediği gibi değildir" şeklinde olduğunu söylemiştir. لا harfinin kasemin nefyi anlamında olup "Hz. Peygamber'in tebliğinin Allah'tan olduğuna dair durum o kadar açıktır ki yemin etmeye bile gerek yok" manasında kullanıldığını belirtmiştir.
Memlük ve Osmanlı tefsirlerinde kaynak olarak kullanılan et-Teysir'in günümüzde hak ettiği şöhreti elde edemeyişinin sebebi nedir?
Günümüzde Nesefi'nin müfessir kimliği, niçin mütekellim ve fakih kimliğinin arkasındadır?
Hatta günümüz Hanefiliğinin Maveraünnehir'de şekillendiği bile söylenebilir. Bu bağlamda Hanefilerin Maveraünnehir tecrübesi özellikle günümüz adına öneme sahiptir.
Nesefi ciddi oranda yararlandığı Te'vilatu'l-Kur'an çizgisinde tefsirinin şekil ve sistemini oluşturması gerekirken bunu yapmamıştır, bu onun özgünlüğüdür.