Bu mütevazı çalışmamızda şu sonuçlara ulaşmış bulunmaktayız:
Yemin ayetleri genelde inkar ve yalanlamanın fazla olduğu Mekke döneminde inen ayetlerdir. Muhatapların durumuna göre/mukteza-yı hal gereği, görmezden gelinen gerçeklere yeminle dikkat çekilmiş ve insanlık gafil olduğu çok önemli konularda (kıyamet günü, hesap, ahiret...) uyarılmıştır.
Kur'an'daki yeminler genelde yemin vavı(vallahi) ile tallahi kalıbıyla, bir de la-üksimü kalıbıyla yapılır. Yedi surede sekiz kere la-üksimü kalıbı kullanılır. Bu yedi surenin hepsi Mekke'de inmiştir.
Hayat rehberimizde Rabbimizin lekad, tekit lamı, nun-u müşeddede ve benzeri tekit edatlarıyla söylediği ve bizim andolsun ki diye tercüme edebileceğimiz daha başka ifadeleri de vardır.
Bu çalışmamızda açıklamaya çalıştığımız ayetlerin hemen hepsinin Mekke döneminde inmiş ayetler olduğunu söyleyebiliriz. Zira Mekke dönemi inkarcıların yoğun bir şekilde Allah ve Rasulune, Kur'an'a ve onun hakikatlerine karşı çıktıkları bir dönemdir. Ancak Medeni ayetlerde de az da olsa yeminli ifaadelere rastlanır.
Açık yemin lafızlarının geçtiği Kur'an ayetleri incelendiğinde bu ayetlerin önemli bir kısmının Kur'an'ın son cüzündeki Mekki surelerde yer aldığını görmekteyiz.
Bazı ilim adamlarımızın 29 surenin başında yer alan huruf-ı mukattaa harflerinin yemin ifadesi saymasını bir yana bırakırsak pekçok Mekki surenin yemin ifade eden ayetlerle başladığını görürüz. Yasin, Saffat, Sad, Zuhruf, Duhan, Kaf, Zariyat, Tur, Necm, Kalem, Kıyame, Mürselat, Naziat, buruc, Tarık, Fecr, Beled.....
Yüce Allah'ın Kur'an'da kendisiyle yemin ettiği şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
Kendi yüce zatı, Kitap-Kur'an, Melekler, Peygamberler ve hayatları, Kalem-Hokka ve yazı, Kıyamet, Yeryüzü, Sema, Burçlar, Güneş, Ay, Yıldızlar, Doğu-Batı, Bulutlat, Rüzgarlar, Deniz,