Arapçada vâv, bâ ve tâ harfleri yemin için kullanılır; vallahi, billahi, tallahi gibi. Bunlardan asıl olan bâ harfidir. Zira 'yemin ederim' anlamına gelen üksimü billah yahut ehlifü billah fiilleri bâ harfi ile kullanılır. Bu harflerden vâv harfi Allah lafzıyla kullanıldığı gibi başka şeylerle de kullanılır. Vallahi denildiği gibi, 've'l asr/asra yemin olsun; ve'n necm/yıldıza yemin olsun' da denir. Tâ harfi ise yalnızca Cenâb-ı Hakk'ın ismiyle tallahi şeklinde kullanılır. Bu kullanımda tazimle beraber taaccüb manası da vardır. Tâ ile gelen yemin cümleleri kınama, azarlama, pişmanlık, taaccüb gibi manalar içerir. 9 ayette tallahi kalıbıyla yemin edilmektedir.
Yine başlığına aldanıp alıp okuduğum ve hayal kırıklığına uğradığım bir kitap... ama bu durum için yazarı veya kitabı değil kendimi suçluyorum. Başlığına bakıp 600 sayfalık bir kitabı okumaya niyetlenmek çok acemice bir davranıştı. Bununla birlikte beni kitabı okumaya iten tek sebep başlığı olmadı. Yazarını görünce de Marmara ilahiyatta prof olan tefsir dahi yazmış önemli çalışmaları olan Ömer Çelik hocadan boş bir kitap okumam diye de düşünmüştüm. Aslında yanılmadım da, tabii ki boş bir kitap değildi, kitaptan epey bir şey öğrendim ve bana yeni bakış açıları kazandırdı. Sadece içerik ile başlığı tamamen uyumlu bulamadım.
Kitabı bir Kur'an'a giriş kitabı olarak değerlendirirsek ki öyle değerlendirilmeli ve öyle bir başlığı olmalıydı bence gayet güzel, yeterli ve profesyonel/akademik bir çalışma diyebilirim. Kur'an-ı Kerim'in kelamullah olması, vahyin iniş şekilleri, Kur'an-ı Kerim'in isimleri-sıfatları, Hz. Peygamber'in (sav) Kur'an'ı açıklama şekilleri gibi konular zaten kitabın yarısını oluşturuyor. Kalan kısımda da Kur'an-ı Kerim'in müslümanlara, kafirlere, münafıklara, ehl-i kitaba ve cinlere nasıl hitap ettiğini ve bu grupların Kur'an-ı Kerim karşısındaki tutumlarını anlatıyor.
İlahiyat okurken Kur'an-ı Kerim'e giriş anlamında okunabilecek güzel bir kitap, onun haricinde tefsir alanında biraz okuma yapmış kişiler için ayıracağı vaktin karşılığını alamayacağını düşündüğüm bir kitap.
Hasedi kısaca "Bir kişinin sahip olduğu nimetin elinden gitmesini istemek ve bunun gerçekleşmesi için de gayret göstermek." diye tarif edebiliriz. Fahreddin Razi'ye göre haset kötü ahlakın zirvesidir. Onun içindir ki, Allah hasetçinin haset ettiği zaman hasedinden kendisine sığınmamızı istemektedir.