Dostluklar meyhanelerde perçinleniyor. İçmeden sevemiyoruz birbirimizi. Çok insancıl bir durum değil yani, ayık halimiz.
Falınızda Rönesans VarFerhan Şensoy
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim
Akar suyun
Meyve çağında ağacın
Serpilip gelişen hayatın düşmanı
Bursada havlucu Recebe
Karabük fabrikasında tesviyeci
Hasana düşman Fakir köylü
Hatçe kadına Irgat
Süleymana düşman
Sana düşman, bana düşman
Düşünen insana düşman
Vatan ki bu insanların evidir
Sevgilim onlar vatana düşman
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
Çürüyen diş, dökülen et
Bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
Ve elbette ki sevgilim elbet
Dolaşacaktır elini kolunu sallaya, sallaya
Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla
Bu güzelim memlekette hürriyet
Nazım Hikmet Ran
Ben akıllı kadınları severim
Düşünen, az konuşan, çok bilen
Her yerde, her zaman nazı çekilen
Hem nasıl severim, öyle severim işte
İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı
Ölümüm bile o kadının yüzünden olmalı
Ümit Yaşar Oğuzcan
Yeşil deniz gibi gözleri vardı
Beyaz tüyleriyle bir küme kardı
Ağzını süsleyen sedef dişlerdi
Baygın nazarı ta ruha işlerdi
Severken aldatıp birden kaçardı
Okşarken apansız pençe açardı
Onda bir kadının gururu vardı
Sürmeli gözlerinden riya akardı
Nazım Hikmet Ran
bir yanda gül renkli şarap, şirin sevgi
öte yanda iki yüzlü dincilerin zilleti
çoğu cehennemlikmiş dünyada aşıkların
desene kimsenin göreceği yok cenneti
bilmem kimim neyim, benden ne kalır yarına
cennet mi düşer yoksa cehennem mi payıma
sevgili, şarap, müzik yeter bana
gerisi senin olsun, al cenneti çal başına
Ömer Hayyam